0
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 07 ŞUBAT 2017
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 07 ŞUBAT 2017
 
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan Türkiye ve Dünya gündemine ilişkin Haftalık Değerlendirme Raporu - 07 Şubat 2017
 
10 Şubat 2017 Cuma - 11:54

1. Kamu şirketlerine, özerk kurullara siyasi baskı ve müdahale, TVF’ye devir sonrası, tamamıyla denetimsiz ve kontrolsüz bir siyasi kullanıma dönüşecektir!

Türkiye’nin en önemli finans, bankacılık, enerji, telekomünikasyon, havayolu ulaşımı, madencilik gibi sektörlerdeki varlıklarını ve köklü kuruluşlarının hisselerini, kıymetli turistik hazine arazilerini, KHK ile Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devretme kararı, tüm milletin olan varlıkları TBMM ve Sayıştay denetiminden kaçırarak, dilediği gibi kullanma amaçlıdır. TVF yönetimine yapılan yandaş atamaların, ulusal servetin, Milli Hazine’den kaçırılıp, iktidarın keyfi inisiyatifine devredilmesi demektir.

TVF Genel Müdürlüğüne, Özelleştirme İdaresi Başkanı Mehmet Bostan, Yönetim Kurulu üyeliklerine de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Sabah Gazetesi yazarı Prof. Kerem Alkin ve öğretim üyesi Prof. Oral Erdoğan atandı.
2.         TVF’yi vergi, yasa, mevzuat istisnalarıyla, kara para, kayıt dışı servet aklama mekanizmasına dönüştürme, ticari sır perdesiyle örtme, gayretine giriştiler!
Yasada yer alan “mevzuata uygunluk aranmaksızın, ulusal ve uluslararası piyasalardan kaynak ve finansman temini” maddesinin anlamı, TVF AŞ aracılığıyla “kara para, kayıt dışı servet aklama” işlemlerine aracılık etme yanında, “kaynağı açıklanmak zorunda olunmayacak bazı para transferlerinin”, TVF üzerinden ve aracılığıyla yapılabilecek ancak herhangi bir sorgulama yapılamayacaktır.
TVF’ye devredilen kamu varlıkları dışında, “ulusal ve uluslararası piyasalardan kaynak ve finansman temini” konusundaki yasa maddesi, her türlü yoruma açık kapı bırakan, sorgulanmaya muhtaç bir düzenlemedir. Tıpkı Merkez Bankası’nın “Kaynağı belirsiz döviz girişleri” gibi (AKP döneminde rekor kırarak 40 milyar dolara yaklaştı!), getirilen bu düzenlemeyle de TVF A.Ş, “kimseye hesap vermeksizin, sorgusuz-sualsiz” kaynak temin edebilecek.
3.         TVF ile; Referandum öncesi, hesabı sorulamayacak harcamalar için, Cumhurbaşkanı ve AKP iktidarının kullanımına hazır, ikinci bir ÖRTÜLÜ ÖDENEK devreye konulmaktadır!
Her ne kadar yasada kâğıt üzerinde Başbakana bağlı görünse de, yapılan atamalara bakıldığında, devredilen kurumlar dikkate alındığında, referandum öncesi, TVF AŞ’ye devredilen kamu şirketleri, bankalar, işletmeler, nakit varlıklar ile devasa bir kontrolsüz fon, ismi görünürde TVF AŞ olan keyfi kullanıma açık, “yeni bir örtülü ödenek” oluşturulmuştur. AKP’nin kendi zenginlerini yaratması, milli servetin dar bir zümreye aktarılması yolu açılmıştır. AKP iktidarları döneminde, 68 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı. Özelleştirmeden elde edilen gelirler Hazine’ye aktarılıyordu. Şimdi ise Hazine’nin varlıkları, OHAL kapsamında çıkartılan bir KHK ile TVF’ye devrediliyor.
Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 3 milyar TL nakti, 3 ay sonra iade kaydıyla TVF’ye devredildi! Dikkat, Mayıs ayında iade edilecek, yani Referandum bitmiş olacak! Kaldı ki, iade edip etmediğini denetleyen bir kurum da yok ki…!
4.         Ekonomi Yönetiminin tespitleri, Enflasyon Raporu’nda açıklanan hedef ve öngörüler, 3 gün sonra geçersiz ve temelsiz hale geldi! Enflasyonu gizlemeye yetmedi!
Merkez Bankası Başkanının 31 Ocak’ta yaptığı açıklamalar, 3 Şubat’ta açıklanan Ocak 2017 enflasyon verileriyle geçersiz hale geldi. Başta gıda olmak üzere, TÜFE enflasyon sepetinde yapılan değişiklikler de patlama yapan enflasyonu gizlemeye yetmedi. Üretici fiyatlarındaki artışın son yılların rekorunu kırması ise gelecek aylarda enflasyon artışının daha da yükseleceği, dar gelirli kesimlerin enflasyon altında ezilmesinin ağırlaşacağının habercisidir.
2017 Ocak ayı enflasyon verilerine göre, tüketici fiyatları (TÜFE) aylık yüzde 2,46 oranında artarken, yıllık enflasyon yüzde 9,22’ye yükseldi. Yİ-ÜFE’de aylık artış yüzde 4’e, yıllık artış da yüzde 9,9’dan 13,7’ye ulaştı!
5.         Hükümet; ekonomik durgunluğu aşmak gerekçesiyle, referanduma odaklı ve EVET oylarına yansıması amaçlanan, KDV-ÖTV vergi indirimlerine yöneldi!
Beyaz eşya, mobilya, konut, yat-kotrada getirilen KDV ve ÖTV indirimlerinin; ekonomiyi canlandırması, harcamaları artırması ve EVET oylarına yansıması, amaçlanıyor. Toplum için zaruri olan et, sebze, meyve vb. temel ihtiyaç ve gıda maddelerinin KDV indirimlerinde yer almaması, asıl amacı ortaya çıkartıyor. 
Yat ve kotralarda, teknelerde, yüzde 8 olan ÖTV oranı sıfırlanırken, yüzde 18 olan KDV ise yüzde 1’e indirildi. Türkiye’de sayıları 75-100 bin arasında olduğu kaydedilen yat sahipleri için getirilen bu ciddi vergi indirimleriyle, dar bir kesime çok ciddi bir imkân sunulmuş oluyor. Buna karşılık, ailelerin harcamalarının tek başına yüzde 20-25’ini oluşturan gıda maddelerinde, KDV indirimi yok! Unun, kuru fasulyenin, nohutun, domatesin, KDV’si yüzde 8!
6.         Küresel ekonomideki daralma ve durgunluk, Türkiye ekonomisi ve siyasetindeki “belirsizlik”, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerini geriletti. 2016’yı 10,1 milyar dolar düzeyinde kapattı!
Turizm ve İhracattan sonra ülkemizin en önemli döviz geliri kaynaklarından Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri, 2016 yılında ciddi anlamda geriledi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) son on yıldan bu yana yıllık 25-30 milyar dolar bandına oturan, yurtdışı taahhüt hizmetleri ve üstlenilen proje tutarının, geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine gerilediği açıkladı. Bunda en önemli etkenin Türkiye’deki “belirsizlik” olduğu kaydedildi. Bu arada müteahhitlik sektörünün Varlık Fonu’na büyük önem atfettiği ve umut bağladığı anlaşılıyor. 
Yılın ilk yarısında siyasi belirsizlik ile artan jeopolitik risklerin, yurt genelinde artan terör olaylarıyla birlikte güvenlik riskine dönüştüğü görüşünü dile getiren Müteahhitler, “Hali hazırda karışık olan siyasi ajanda ve hızlı değer kaybını sürdüren Türk Lirası gibi faktörlerin, özellikle yılın ilk çeyreğinde ekonomik görünümü daha da bozabileceği endişesini” taşıyor.
7.         Sosyal Demokrat Partinin Başbakan Adayı Martin Schulz, üç dönemdir üst üste Başbakanlık görevinde bulunan Hristiyan Birlik Partilerinin Başbakan adayı Merkel’i, anketlerde geride bıraktı.
Almanya’daki genel seçimlerde, son yapılan anketler uzun yıllardan sonra ilk kez Sosyal Demokratların (SPD), sağ partilerin önüne geçtiğini gösteriyor. Merkez Sağ partilerin oluşturduğu Hristiyan Birlik’in Başbakan adaylığına, dördüncü dönem için seçilen Merkel’e karşılık, Sosyal Demokrat Partinin Başbakan adaylığına Avrupa Parlamentosu Başkanlığından istifa eden Martin Schulz seçildi. Schulz ile birlikte yükselişe geçen Sosyal Demokrat oyların, Hristiyan Birlik’i geride bıraktığı, SPD önderliğinde geniş tabanlı bir sol-sosyal demokrat koalisyona desteğin yüzde 50’ye yaklaştığı ortaya çıktı.
12 yıldan bu yana Alman Şansölyeliği görevini üstlenen Merkel 16 yıllık görev süresiyle Almanya siyasetinde bir ilk olmaya hazırlanırken, SPD’nin yaptığı Başbakan adayı değişikliği, sosyal demokratları ilk kez öne geçirdi.
8.         İlki 23 Nisan, ikinci turu 7 Mayıs’ta yapılacak olan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, adaylardan François Fillon ve Marine le Pen oy kaybına uğrarken, Sosyalist aday Humon öne çıktı!
Bu yıl Türkiye açısından kritik önemdeki bir başka seçim, Mayıs ayında Fransa’da yapılacak. Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sağın adaylığına seçilen ve Cumhurbaşkanlığını kazanmasına kesin gözüyle bakılan François Fillon, eşi ve çocuklarını “danışman” gösterip, çalışmadan yüksek maaşlar aldıklarının ortaya çıkmasıyla, kamuoyu yoklamalarında büyük oy ve prestij kaybına uğradı. Fransa halkından özür dileyen Fillon, adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı. Aşırı sağcı Marine le Pen’in de sahte danışman ve sahte korumalarına ödettiği maaşların iadesinin talep edilmesi sonrasında şansı azaldı.
Bu gelişmeler, fazla şans tanınmayan sosyalist aday Benoit Humon’ın yıldızını bir anda parlattı.
9.         Suriye'de ateşkesin uygulanmasına dair ayrıntılar açıklandı. Teröristlerin bulunduğu bölgelerin tam olarak belirlenmesi için ilk kez bir terör haritası oluşturuldu!
Kazakistan’ın başkenti Astana’da geçen ay yapılan toplantıda alınan kararlar doğrultusunda, ateşkesin denetimini sağlayacak üçlü mekanizma için de teknik görüşmeler yine Astana’da yapıldı. Rusya’nın açıklamasına göre, Suriye’de bir “terör haritası” oluşturuldu ve ateşkesi bozabilecek terör gruplarına öncelikli müdahale planları hazırlanıyor. Türkiye ve TSK üçlü kontrol mekanizmasında sorumluluk üstlenecek, ateşkesin denetimini, provokasyonların önlenmesini İran ve Rusya ile birlikte sağlayacak.
Böyle bir mekanizmada, TSK’nın kara gücü olarak daha fazla sorumluluk üstlenmesiyle, kayıpların daha da artması söz konusu olacaktır!
10.       Başkan Trump, gerekirse İran’a saldıracaklarını açıklarken, Beyaz Saray sözcüsü de İran’ı Ortadoğu’da teröre en fazla destek veren ülke olarak tanımladı!
Trump’ın İran’a yönelik bir dizi yaptırım kararı alması ve nükleer anlaşma konusundaki açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkileri hızla gerilime dönüştürdü. İran, ABD vatandaşlarına İran’a giriş yasağı getirirken, Tahran’da yapılacak Güreş Dünya Şampiyonası’na katılacak ABD güreş milli takımına vize vermedi. Trump’ın 13 kişi ve 12 kurum ile ilgili olarak aldığı ambargo ve yaptırım kararına bu defa Rusya ve Çin’den tepki geldi. Nükleer Anlaşma’nın bozulmaması konusunda Trump’ı uyaran Rusya’nın bu çıkışı ise Rusya-ABD ilişkilerinde beklenen iyileşmenin önüne “yeni engeller” çıkabileceğini gösterdi.
Oysa Donald Trump’ın iş başına gelmesiyle, Rusya-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin başlayacağı, Trump’ın, Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya uygulanan ambargo ve yaptırımları kaldıracağı, beklentisi yaygındı. ABD-İran gerginliği doğal olarak beraberinde Ortadoğu bölgesindeki gelişmeleri de etkileyecek.
11.       Romanya’da 28 yıldan sonra, ülkede ilk kez büyük bir toplumsal ayaklanma, halk hareketi ve demokratik taleplerle milyonlarca kişi sokaklara çıktı!
Trakya ve Karadeniz’deki komşumuz Romanya’da yolsuzlukları örtme amaçlı yasa düzenlemesi ve hukuk devletiyle ilgili tartışmalar sonrasında başlayan protestolar ve milyonlarca kişinin sokaklara dökülmesiyle, hükümet geri adım atmak zorunda kaldı. Düzenlemeyi geri çekti. Ancak protestolar ve tepkiler durmadı. Şimdi halk, yolsuzluğa bulaşan siyasilerin yargılanmasını, hesap sorulmasını istiyor. 
Ülkemizdeki 17-25 Aralık sürecini andıran siyasi gelişmelere yönelik toplumsal tepki, Romanya halkının demokrasiye ve yasal haklarına sahip çıkması, komşumuzda yeni bir siyasi yapının yeşerdiğinin işareti.
Hatırlanacağı gibi; 28 yıl önce Romanya'da Komünist Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku, Aralık 1989'da halkın sokaklara dökülmesiyle gerçekleşen askeri müdahale ile devrildi. Kendisi ve eşi, kurşuna dizildi.
Demokrasi geçmişi Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar kısa olan Romanya’da halkın demokrasiye, yargıya, hukuka, temel haklarına böylesine sahip çıkmasından toplum olarak, siyasi partiler olarak, ciddi dersler çıkartmamız gerektiği düşüncemi de paylaşmak isterim.
12.       Başbakan Binali Yıldırım’ın, anayasa değişikliğine “Hayır” diyenlerin teröre destek verdiklerini söylemesi, “Başkanlık” sistemini savunmakta acze düştüğünün göstergesidir!
Referandum sürecine girilirken, yapılan açıklamalar ve suçlamalar, iktidarın izleyeceği stratejinin gerçeklerin gizlenmesi üzerine inşa edileceğini göstermektedir. Bu durum, iktidar partisinin kendi gündeme getirdiği anayasa değişikliğini, tek adam sistemini savunmak konusunda kendini de inandıramadığını, elinde malzemesinin olmadığını göstermektedir.
Bu açıdan doğruları ve gerçekleri süratle halka anlatacak bir kampanya süreci, Cumhurbaşkanı ve iktidar sözcülerinin tezlerinin süratle çözülmesi, ayrıştırma, kavga ve yaftalama dışında bir söylemlerinin kalmaması, sonucunu beraberinde getirecektir.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın referandumda hayır diyenleri “milletten korkanlar”, evet diyenleri “milletten yana olanlar” diye tanımlaması AKP kampanyasının ayrıştırma üzerine kurulduğunun işaretidir.
Özellikle “Ekonomi ve Terör” 15 yıldır AKP’nin savunduğu “Koalisyonlara karşı tek parti iktidarı” tezinin iflasını gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanlığında, Hükümette, Mecliste, Yargıda, Bürokraside tek başına “kesintisiz” ve “koalisyonsuz” hüküm süren mevcut iktidarın, bugün Türkiye’yi getirdiği nokta ortadadır.
Şimdi, “Koalisyonlara Karşı Tek Adam” rejimini savunabilecek malzemeleri yok. 15 yıllık tek parti iktidarına rağmen Türkiye, 2001’deki üçlü koalisyon döneminden daha ağır siyasi, ekonomik, diplomatik krizler yaşamaktadır.
 


 Haberin Dökümanları 
etoprakrapor07022017 


Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
 
 
Fitch'te “AAA” notlu ülke sayısı 14 yılın en düşüğünde
 
59. Grammy Ödülleri'nde Adele 5 ödül birden
 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YORUMLAR   Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER
 
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 31 OCAK 2017
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 24 OCAK 2017
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 17 OCAK 2017
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 10 OCAK 2017
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
 
 
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 03 OCAK 2017
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 27 ARALIK 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 20 ARALIK 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 13 ARALIK 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
 
 
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 06 ARALIK 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 29 KASIM 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU - 22 KASIM 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU – 15 KASIM 2016
CHP İstanbul Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan ...
 
 
 
Türkiye zor bir viraja girdi
Sorunları barışla aşacağız
Erdoğan Toprak'tan Laiklik ve Sporda Şiddet Çıkışı!
Türk Sporu'nun AKP ile çöküşü
Toprak: Asıl sorulması gereken IŞİD kaynağı nereden buluyor?
Erdoğan Toprak Habertürk'te 22 Ekim 2015
Erdoğan Toprak Fox TV'de - 21 Ekim 2015
Toprak: Projelerimizin pozitif algı oranı %60'ın üzerinde
12 Eylül Yasalarını Çöpe Atacağız
Milletçe alkışlıyoruz
Listemize kayıt olun, haberler ve gelişmeler e-posta kutunuza gelsin.
E-Posta Adresiniz:
     
 
AB, Türkiye'ye vizeyi kaldıracak mı?

Vizenin kalkacağına inanıyorum
AB'nin samimi olmadığını düşünüyorum
Mülteci anlaşmasının uygulanmasında tereddütlüyüm
Türkiye 72 kriteri yetiştiremeyebilir
AB, mülteciler için Vize ile Türkiye'yi oyalıyor
Bir fikrim yok

Sonuçları göster Anket arşivi
 
     
 
 
 
 
 
Özgeçmiş
Bize ulaşın
Soru sorun
Günün tüm haberleri
Duyurular

 

GÜNDEM
Güncel
Ekonomi
Siyaset
Dünya
Yaşam
Kültür Sanat
Bilim ve Teknoloji
Diğer
 
UZMAN BAKIŞI
Siyaset
Dış Politika
Ekonomi
Enerji
Diğer
BASIN DÜNYASI
Basın Bültenleri
Medya Etkinlikleri
 
TBMM FAALİYETLERİ
Erdoğan Toprak
CHP
CHP İŞ DÜNYASI
Ziyaretler
Üye Vekiller
Duyurular
Yayınlar
   
 
E-KÜTÜPHANE
Dergi
Makale
Kitap
Araştırma
Raporlar
Meclis Bülteni
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ